Israrlı Takip Suçu
Bu makale, 2022 yılında 7406 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu'na (TCK) 123/A maddesi olarak eklenen "ısrarlı takip" suçunu tüm hukuki yönleriyle incelemektedir. Yazar, bu suçun tarihsel gelişimini, mukayeseli hukuktaki yerini ve unsurlarını detaylı bir şekilde analiz etmekte,…
Bu makale, 2022 yılında 7406 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu'na (TCK) 123/A maddesi olarak eklenen "ısrarlı takip" suçunu tüm hukuki yönleriyle incelemektedir. Yazar, bu suçun tarihsel gelişimini, mukayeseli hukuktaki yerini ve unsurlarını detaylı bir şekilde analiz etmekte, aynı zamanda madde metnine yönelik eleştiri ve öneriler sunmaktadır.
Tarihsel Arka Plan ve Temel Kavramlar
Israrlı takip (stalking) fiilinin ilk kez 1990 yılında ABD'nin Kaliforniya eyaletinde, ünlülerin takip edilmesi sonucu yaşanan vahim olaylar üzerine suç olarak düzenlendiği belirtilmektedir. Türkiye'de ise bu fiil uzun süre bağımsız bir suç olarak TCK'da yer almamış, ancak doktrindeki eleştiriler ve İstanbul Sözleşmesi'nin getirdiği yükümlülükler sonucunda 2022'de mevzuata dahil edilmiştir.
Çalışmada suçun daha iyi anlaşılması için "ısrar" (direnme, üsteleme) , "takip" (izleme) ve bu ikisinin birleşimi olan "ısrarlı takip" gibi temel kavramlar tanımlanmaktadır. Israrlı takip, failin tekrarlanan davranışlarla mağduru takip, tehdit veya taciz ederek onda korku, endişe ve huzursuzluk yaratması olarak açıklanır.
Suçun Hukuki Analizi
Makalede, TCK m. 123/A'da düzenlenen suçun unsurları şu şekilde incelenmiştir:
Maddi Unsurlar:
Fiil: Suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Failin "ısrarlı bir şekilde" şu eylemlerden birini veya birkaçını gerçekleştirmesi gerekir:
Fiziken takip etmek.
Haberleşme ve iletişim araçlarını kullanarak temas kurmaya çalışmak.
Bilişim sistemlerini kullanarak temas kurmaya çalışmak.
Üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak.
Netice: Bu suç bir "zarar suçu" olup, failin eylemleri sonucunda mağdurda "ciddi bir huzursuzluk oluşması" ya da "kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına" neden olması gerekir.
Fail ve Mağdur: Suçun faili veya mağduru herhangi bir kimse olabilir.
Nitelikli Haller: Suçun çocuğa veya boşanılmış eşe karşı işlenmesi, mağdurun bu fiiller nedeniyle okulunu veya işini bırakmak zorunda kalması ya da hakkında uzaklaştırma kararı olan fail tarafından işlenmesi durumunda ceza ağırlaştırılır.
Manevi Unsur: Suçun işlenmesi için özel bir amaç (saik) aranmaz, failin eylemini bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi yanigenel kast yeterlidir.
Suçun Özel Görünüş Şekilleri: Israrlı takip eylemleri gerçekleştirilse dahi mağdurda aranan huzursuzluk veya endişe neticesi oluşmazsa suçunteşebbüs aşamasında kalacağı kabul edilir. Birden çok fail tarafından işlenmesi (iştirak) mümkündür. Yazar, bu suçun kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun özel bir hali olduğunu ve daha sonra işlenebilecek kasten yaralama veya öldürme gibi daha ağır suçlardan
ayrı olarak (gerçek içtima) cezalandırılması gerektiğini savunur.
Soruşturma, Kovuşturma ve Öneriler
Suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun
şikâyetine bağlıdır. Yazar bu durumu eleştirerek, özellikle nitelikli hallerde mağdurun korku nedeniyle şikâyetçi olamayabileceğini, bu nedenle bu hallerde soruşturmanın
re'sen yapılması gerektiğini belirtir.
Ayrıca, kanuni düzenleme ile bu suçun
uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmasının, mağdurun menfaatlerini koruma potansiyeli taşıyan alternatif çözüm yollarını engellediğini ve bu yasağın kaldırılması gerektiğini savunur. Yazar, suçun nitelikli hallerinin genişletilerek "cinsel saikle işlenmesi" ve "mağdurun kadın olması" gibi durumların da eklenmesini önermektedir