Yapay Zekaya Sahip Tıbbi Cihazların Kullanımında Ceza Hukuku Sorumluluğu
Bu bildiri, sağlık sektöründe yapay zekâ (YZ) teknolojisine sahip tıbbi cihazların kullanımından kaynaklanabilecek ceza hukuku sorumluluklarını analiz etmektedir. Çalışma, YZ'nin tıp alanındaki devrim niteliğindeki potansiyelinin yanı sıra, mevcut hukuki çerçevelerle çözülmesi…
Bu bildiri, sağlık sektöründe yapay zekâ (YZ) teknolojisine sahip tıbbi cihazların kullanımından kaynaklanabilecek ceza hukuku sorumluluklarını analiz etmektedir. Çalışma, YZ'nin tıp alanındaki devrim niteliğindeki potansiyelinin yanı sıra, mevcut hukuki çerçevelerle çözülmesi zor, yeni ve karmaşık sorunlar doğuracağını vurgulamaktadır.
Temel Kavramlar ve Yapay Zekânın Hukuki Statüsü
Bildiri, "yapay zekâ" kavramını tanımlayarak ve yeteneklerine göre dar, genel ve süper yapay zekâ olarak sınıflandırarak başlamaktadır. Sağlık alanında YZ'nin; teşhis, tedavi planlaması, cerrahi operasyonlar ve kişiselleştirilmiş tıp gibi birçok alanda kullanıldığı belirtilmektedir.
Çalışmanın merkezindeki temel sorun, YZ'nin hukuki kişiliğinin olup olmadığıdır. Bir varlığın hukuken sorumlu tutulabilmesi için öncelikle bir kişiliğe sahip olması gerekir. Bu konuda doktrinde farklı görüşler mevcuttur:
Kişilik Verilemeyeceğini Savunanlar: Bu görüşe göre YZ, insanlar tarafından üzerinde mülkiyet kurulabilen bir eşyadan ibarettir ve neden olduğu zararlar sigorta gibi mekanizmalarla karşılanabilir.
Kişilik Verilmesi Gerektiğini Savunanlar: Bu görüş, YZ'ye tüzel kişilik veya daha uygun bir statü olan "elektronik kişilik" verilmesini önermektedir. Avrupa Parlamentosu da bir tavsiye kararında bu yönde görüş bildirmiştir.
Yazar, mevcut teknoloji seviyesindeki YZ'nin (dar ve genel YZ) bir araç/nesne olduğunu, bu nedenle hukuki bir kişiliğe ihtiyacı olmadığını savunmaktadır. Ancak gelecekte insan zekâsını aşan "süper yapay zekâ" sistemlerinin ortaya çıkması durumunda, onlara özel bir elektronik kişilik tanınmasının ve yeni bir sorumluluk rejimi oluşturulmasının zorunlu hale geleceğini belirtmektedir.
Ceza Hukuku Sorumluluğunun Belirlenmesi
YZ'nin sebep olduğu zararlarda ceza sorumluluğunun kime ait olacağı, çalışmanın ana analiz konusunu oluşturmaktadır. Yazar, sorumluluğu belirlerken iki temel senaryoyu ayırmaktadır:
YZ'nin Bir Araç Olarak Kullanılması: Sağlık personelinin, YZ'yi bir suç işlemek amacıyla kasıtlı olarak yanlış kullanması (örneğin hastayı kasten öldürmesi) veya kullanımında gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek taksirle zarara yol açması durumunda, ceza hukuku genel prensipleri çerçevesinde doğrudan kendisinin sorumlu olacağı belirtilmektedir. Yazar, bu gibi durumlarda YZ'nin TCK m. 6/1 uyarınca "silah" olarak kabul edileceğini de eklemektedir.
Zararın Doğrudan YZ'den Kaynaklanması: Bu durumda YZ'nin kendisi sorumlu tutulamaz. Çünkü mevcut teknolojiyle YZ'nin ceza hukuku anlamında;
İradi bir hareketi yoktur; zira algoritmalara göre çalışır.
Manevi unsuru (kast veya taksir) yoktur.
Kusur yeteneği (doğruyu yanlıştan ayırt etme) bulunmamaktadır.
Bu nedenle, sorumluluk zincirleme bir şekilde hatanın kaynağındaki insana atfedilmelidir:
Zarar,
yazılımdaki bir hatadan kaynaklanıyorsa, yazılımı geliştiren kişinin sorumluluğuna gidilir.
Zarar,
cihazın donanımındaki bir kusurdan kaynaklanıyorsa, cihazı üreten şirketin ilgili personelinin sorumluluğu doğar.
Sonuç ve Öneriler
Sonuç olarak, mevcut teknolojik düzeyde yapay zekâya sahip tıbbi cihazların neden olduğu zararlarda ceza sorumluluğu, yapay zekânın kendisine değil, onu bir araç olarak kullanan, geliştiren veya üreten gerçek kişilere aittir. Ancak yazar, bu teknolojinin sınır ötesi niteliği nedeniyle sadece ulusal düzenlemelerin yetersiz kalacağını ve uyumlu uluslararası mevzuatlar ile disiplinlerarası bir işbirliğinin zorunlu olduğunu vurgulamaktadır