İnternette Dezenformasyon ile Kripto Para Alım Satımına Müdahalenin Ceza Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi
Bu bildiri, internette dezenformasyon yoluyla kripto para piyasalarına yapılan müdahaleleri ceza hukuku perspektifinden incelemektedir. Çalışma, temel kavramları tanımlayarak başlamakta ve dezenformasyon, manipülasyon ve spekülasyon arasındaki ayrımları ortaya koymaktadır.
Elbette, istediğiniz formatta belgenin özetini aşağıda bulabilirsiniz.
İNTERNETTE DEZENFORMASYON İLE KRİPTO PARA ALIM SATIMINA MÜDAHALENİN CEZA HUKUKU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Doç. Dr. Yavuz ERDOĞAN Antalya Bilim Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Öğretim Üyesi
Özet
Bu bildiri, internette dezenformasyon yoluyla kripto para piyasalarına yapılan müdahaleleri ceza hukuku perspektifinden incelemektedir. Çalışma, temel kavramları tanımlayarak başlamakta ve dezenformasyon, manipülasyon ve spekülasyon arasındaki ayrımları ortaya koymaktadır.
Temel Kavramlar ve Hukuki Nitelik
Bildiride öncelikle "dezenformasyon" (bilgi çarpıtma), "manipülasyon" (hileli yönlendirme) ve "spekülasyon" (kamuya açık verilerle kazanç sağlama çabası) kavramları açıklanmaktadır. Dezenformasyonun, hedef kitleyi yanıltmak amacıyla kasıtlı olarak yanlış bilgi üretmek olduğu ve kripto para piyasalarında haksız kazanç sağlamak için kullanıldığı belirtilmektedir.
Çalışma, "para", "elektronik para", "dijital para" ve "kripto para" arasındaki hukuki farklara dikkat çekmektedir. Elektronik paranın, yasal bir ulusal para birimine bağlı, devlet tarafından yetkilendirilmiş ve denetlenen bir parasal değer olduğu; kripto paranın ise merkeziyetsiz, herhangi bir otoriteye bağlı olmayan ve değeri kullanıcı topluluğunun kabulüne dayanan bir varlık olduğu vurgulanmaktadır. Türkiye’de Merkez Bankası'nın yayımladığı bir yönetmelikte kripto paranın "kripto varlık" olarak tanımlandığı ve para, menkul kıymet veya ödeme aracı olarak nitelendirilmediği belirtilmektedir.
Yazar, kripto paraların hukuki niteliğini tartışarak şu sonuçlara varmaktadır:
Devlet tarafından basılmadığı için hukuken "para" değildir.
Somut bir belgeye dayanmadığı için "kıymetli evrak" olarak kabul edilemez.
Sermaye Piyasası Kanunu'ndaki tanıma uymadığı için "menkul kıymet" değildir.
Yazar, kripto paraların bilişim sistemlerinde işlem görebilen bir "veri" olduğunu ve ekonomik bir değere sahip olduğu için malvarlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu doğrultuda, TMK'daki enerji tanımından kıyasla, cismani varlığı olmasa da kontrol altında tutulabildiği için "taşınır mal (eşya)" olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
Dezenformasyon Yoluyla İşlenebilecek Suçlar
Bildirinin ana eksenini, internette dezenformasyon yoluyla kripto para piyasalarına müdahalenin hangi suçları oluşturabileceğine dair analiz oluşturmaktadır:
Sermaye Piyasası Kanunu'ndaki Suçlar: Kripto paralar yasal olarak "sermaye piyasası aracı" sayılmadığından, SPK'da düzenlenen piyasa dolandırıcılığı (manipülasyon) suçunun bu fiiller için uygulanamayacağı sonucuna varılmaktadır.
Hırsızlık (TCK m. 141): Dezenformasyon yoluyla gerçekleştirilen eylemlerin hırsızlık suçunu oluşturmayacağı belirtilmektedir. Çünkü bu yöntemde fail, bir varlığı bulunduğu yerden "almamakta", mağduru aldatarak kendi rızasıyla işlem yapmasını sağlamaktadır.
Yağma (TCK m. 148): Dezenformasyonda cebir veya tehdit unsuru bulunmadığı için yağma suçunun oluşması mümkün değildir.
Bilişim Sistemlerini Engelleme, Bozma (TCK m. 244): Bu suçun oluşabilmesi için fiilin doğrudan bilişim sistemine veya verilere yönelik olması gerektiği, oysa dezenformasyonun insana yönelik bir aldatma eylemi olduğu, bu nedenle bu suçun da oluşmayacağı ifade edilmektedir.
Dolandırıcılık (TCK m. 157-158): Yazar, dezenformasyonun TCK anlamında "hileli bir davranış" olduğunu ve bu yolla kişilerin aldatılarak kendilerine veya başkasına yarar sağlandığını belirtmektedir. Bu nedenle eylemin, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f) suçunu oluşturacağı sonucuna varmaktadır. Thodex örneği gibi sahte borsalar kurmak veya sahte haberlerle piyasayı etkileyip haksız kazanç sağlamak bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Sonuç
Çalışma, kripto paraların hayatın bir gerçeği haline geldiğini ancak yasal bir zemine oturtulmamasının ciddi hukuki boşluklar yarattığını belirterek son bulmaktadır. Yazar, kripto paraların hukuki niteliğinin (tercihen taşınır mal olarak) kanunla netleştirilmesi ve dezenformasyon yoluyla piyasa müdahalelerini önlemek için SPK'dakine benzer özel suç tiplerinin oluşturulması gerektiğini önermektedir.